1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Dünya sessizliğine devam ederse üzerinde herhangi bir bağımsız devletin kurulabileceği Filistin toprağı kalmayacak”

TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Dünya sessizliğine devam ederse üzerinde herhangi bir bağımsız devletin kurulabileceği Filistin toprağı kalmayacak”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 15. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Gazze ve Batı Şeria’da yaşananlara dikkati çekerek "Eğer dünya bu sessizliğine devam ederse bir müddet sonra üzerinde herhangi bir bağımsız devletin kurulabileceği Filistin toprağı da kalmayacaktır" dedi.

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 15. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Gazze ve Batı Şeria’da yaşananlara dikkati çekerek “Eğer dünya bu sessizliğine devam ederse bir müddet sonra üzerinde herhangi bir bağımsız devletin kurulabileceği Filistin toprağı da kalmayacaktır” dedi. 

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırgızistan Parlamentosunun ev sahipliğinde Irıs Ordo Kongre Merkezi’nde “Yapay Zeka ve Teknolojik İlerleme Çağında Türk Dünyasında Parlamenter İşbirliği” temasıyla düzenlenen TÜRKPA 15. Genel Kurulu’na katıldı.

Kurtulmuş, konuşmasında TÜRKPA Dönem Başkanlığını devralan Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneş Başkanı Marlen Mamataliev’i tebrik ederek başarılar diledi, Dönem Başkanlığını devreden Kazakistan Kurultay Başkanı Aybek Dadebay’a da başarılı çalışmaları ve TÜRKPA’ya katkılarından dolayı teşekkür etti. Dünyada büyük altüst oluşların yaşandığını ve küresel sistemin kurumları, kuralları ve kavramlarıyla çöküşe geçtiği bir dönemin başında bulunulduğunu belirten Kurtulmuş, siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiğini, çok merkezli bir yapıya doğru hızla ilerlenildiğini ifade etti.

Bilim ve teknolojideki gelişmelerin hayatın bütün alanlarını köklü biçimde değiştirdiğini söyleyen Kurtulmuş, yapay zekanın insanın zihinsel kapasitesinin yerini alacağı yeni bir döneme girildiğini belirtti. Kurtulmuş, yapay zekanın artık yalnızca teknoloji dünyasının gündeminde olmadığını, ekonomiden eğitime, sağlıktan kamu yönetimine kadar pek çok alanda geleceği belirleyen stratejik bir güç haline geldiğini kaydetti.

Kurtulmuş, teknolojik gelişmelerde öncü olan ülkelerin bu süreçlerden yarar sağladığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“İnsanlığın teknoloji alanında yaşadığı şimdiye kadarki gelişmeler, bu süreçlerde ön alan ve teknolojiyi yönlendiren ülkelerin yararına olmuştur. Türk dünyası olarak yeni teknolojilerin gelişmesinde geri kalmamalı, sadece taklit eden konumunda bulunmamalıyız. Dolayısıyla bugün yapay zekayı konuşmak, aynı zamanda geleceğin dünyasında nasıl bir yer edineceğimizi konuşmak demektir.

Gelecekte söz sahibi olabilmek için teknolojik gelişmeleri takip etmek tek başına yeterli değildir. Kendi insan kaynağımızı yetiştirmek, bilimsel ve teknolojik kapasitemizi artırmak, fikri mülkiyetimizi korumak ve yeni teknolojilerin hukuki ve etik çerçevesini oluşturmak mecburiyetindeyiz. Türk dünyası olarak bu dönüşüme yön veren merkezlerden birisi olmak durumundayız. Küresel yapay zeka yönetişiminde de ortak bir ses oluşturmalıyız.”

Kurtulmuş, 15 Mayıs 2026’da Türkistan’da “Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’nde liderlerin “Dijital Türk Dünyası” vizyonunu ortaya koyduğunu anımsattı. Bu ortak iradeyi parlamentoların çalışmalarıyla destekleyeceklerini bildiren Kurtulmuş, “TÜRKPA çatısı altında ortak bir yasal ve etik yaklaşım geliştirilmesini, parlamentolarımızın katkısıyla bir Yapay Zeka Model Kanunu hazırlanmasının değerlendirilmesini bizler de faydalı buluyoruz” dedi.

“ORTAK DİL VE ALFABE KONUSU TÜRK DÜNYASININ BİLİMSEL VE KÜLTÜREL YAKINLAŞMASINI SAĞLAYACAK”

Teknolojik ilerlemeyi desteklerken insan onurunun, temel hakların, özgürlüklerin ve hukukun üstünlüğünün korunmasının ortak sorumlulukları olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Türk dünyasının ortak dil ve alfabe çalışmalarını artırması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, “Ortak dil ve alfabe konusu Türk dünyasının bilimsel ve kültürel yakınlaşmasını sağlayacak en önemli unsurların başında gelmektedir. Bu konuda çalışmalarımızı artırmalı, ortak dil kullanımını özendirmeli ve gerçekleştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Türk dillerinin dijital dünyadaki varlığının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, ortak kültürel birikimi esas alan büyük dil modelleri üzerinde birlikte çalışmanın teknoloji kapasitesini artıracağını dile getirdi. Kurtulmuş, yapay zekanın sunduğu olanakların yanı sıra dezenformasyon, sahte içerikler ve seçim güvenliği bakımından ortaya çıkardığı risklerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’de yapay zeka alanında insan kaynağını geliştirmeye, araştırma kapasitesini güçlendirmeye ve teknolojinin kamu yönetimiyle toplumsal hayata katkısını artırmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Kurtulmuş, 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile TBMM bünyesinde yürütülen çalışmaları bu yaklaşımın somut örnekleri olarak gösterdi.

Türk dünyasının, genç ve dinamik nüfusunun en büyük zenginliklerinden biri olduğuna işaret eden Kurtulmuş, teknoloji festivalleri ve genç araştırmacı değişim programları aracılığıyla ortak bir yetenek havuzu oluşturulması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, Genç Parlamenterler Grubu’nun da bu gündeme katkı sunmasını beklediklerini dile getirdi.

Uluslararası kuralların şekillendiği süreçte Türk dünyasının ortak görüşler geliştirmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, “İnsanı merkeze alan, adil ve kapsayıcı bir yaklaşımın güçlenmesine katkıda bulunmalıyız” diye konuştu.

“FİLİSTİNLİLERİN ARAZİLERİNİN İLHAK EDİLMESİ ASLA KABUL EDİLEMEZ” 

Dünyanın içinde bulunduğu dönemin yalnızca teknolojik dönüşüm üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydeden Kurtulmuş, farklı bölgelerde yaşanan savaşların, çatışmaların ve insani krizlerin uluslararası sistemi ciddi biçimde sınadığını ifade etti. Kurtulmuş, Filistin’de yaşananların insanlığın ortak vicdanı ve uluslararası sistem açısından ağır bir sınav olmaya devam ettiğini söyledi.

Gazze’deki saldırılara ve Batı Şeria’daki uygulamalara dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Gazze’de üç yılı aşan soykırımın durması, kalıcı bir ateşkesin sağlanması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılması hiç şüphesiz uluslararası sistemin en önemli önceliklerinden birisi olmak mecburiyetindedir. Ancak Gazze’ye odaklanırken aynı şekilde Batı Şeria’da da siyonist İsrail rejiminin soykırımcı tavırları devam etmekte, yasa dışı yerleşimciler oralardaki yerleşimlerini genişletmekte, Filistinlilere yönelik her türlü şiddet uygulanmaya devam etmektedir. Hepinizin izlediği gibi bu şiddetin içerisinde Filistinli zeytin üreticilerinin zeytin hasadını yapmalarına bile müsaade etmeyen, atadan babadan kalma ağaçlarını söküp atan anlayışı lanetlediğimizi bir kere daha buradan ifade etmek istiyorum. Ayrıca Batı Şeria’da uygulanan, Filistinlilerin yerlerine el konulması ve arazilerinin ilhak edilmesi de asla kabul edilemez.”

Türkiye’nin, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını adil ve kalıcı barışın temel şartı olarak gördüğünü vurgulayan Kurtulmuş, uluslararası toplumun sessizliğinin sonuçlarına ilişkin uyarıda bulundu. Kurtulmuş, “Ancak üzülerek ifade etmek isterim ki eğer dünya bu sessizliğine devam ederse bir müddet sonra üzerinde herhangi bir bağımsız devletin kurulabileceği Filistin toprağı da kalmayacaktır. Dolayısıyla parlamenter diplomasi yoluyla hakkı, adaleti ve insan onurunu merkeze alan adil bir uluslararası sistemin tesisine katkıda bulunmak hiç şüphesiz parlamenter faaliyetlerimizin de en önemli konularından birisidir” dedi.

Dünyada yaşanan haksızlıkların, çifte standartların, savaş suçlarının, insanlık suçlarının, çatışmaların, gerilimlerin ve yoksulluğun sona ermesi için yeni bir dünya sistemine ihtiyaç olduğunu belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Tüm insanlığın yaşadığımız dönemin haksızlıklarından, çifte standartlarından, savaş suçlarından, insanlık suçlarından, çatışma, gerilim ve yoksulluklarından kurtulabilmesinin yegane yolu ise yeni, adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulmasından geçmektedir. Tarihi boyunca hakkı ve adaleti toplumsal düzeninin merkezine almış olan Türk milleti olarak hiç şüphesiz bu sorumluluk bugün de hepimizin omuzlarındadır.”

KURTULMUŞ, COP31 İÇİN MEVKİDAŞLARINI ANTALYA’YA DAVET ETTİ

İklim değişikliğinin de ortak sınamalardan biri olduğunu belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacağını anımsattı. 16 Kasım 2026’da Parlamentolar Arası Birlik (PAB) ile TBMM’nin ortaklaşa gerçekleştireceği toplantıya mevkidaşlarını davet eden Kurtulmuş, parlamentoların iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesine, gerekli yasal çerçevelerin geliştirilmesine ve alınan kararların uygulanmasına katkısının önemine dikkati çekti.

Türk dünyasının yeşil dönüşüm, temiz enerji ve iklim teknolojileri alanlarında tecrübe paylaşımını artırması gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Yapay zekanın enerji verimliliği, afet yönetimi ve sürdürülebilir üretim alanlarındaki imkânlarından birlikte yararlanmalıyız” dedi.

“TÜRK DÜNYASI 2,4 TRİLYON DOLARI AŞAN EKONOMİK BÜYÜKLÜĞÜYLE ÖNEMLİ BİR KAPASİTEYE SAHİP”

Türk dünyasının ekonomik kapasitesi, doğal kaynakları ve Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan stratejik konumuyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türk Devletleri Teşkilatı’nın üye ve gözlemci devletlerinin 180 milyonu aşan nüfusu ve 2,4 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğüyle önemli bir kapasite oluşturduğunu söyledi.

Potansiyel katılımlarla nüfusun 300 milyona ulaşmasının an meselesi olduğuna idikkati çeken Kurtulmuş, bu potansiyelin ticaret, yatırım ve üretim bağlantılarının güçlendirilerek ileri taşınması gerektiğini kaydetti. Kurtulmuş, lojistik, enerji arz güvenliği ve dijital bağlantısallık alanlarında işbirliğinin derinleştirilmesi gerektiğini de vurguladı.

TÜRKPA’yı yalnızca parlamentoları bir araya getiren bir platform olarak görmediklerini belirten Kurtulmuş, “Türk dünyasının ortak geleceğinin her boyutunu inşa eden müşterek meclis” olarak kabul ettiklerini ifade etti. Kurtulmuş, bu çalışmaların ortak ihtiyaçlara ortak çözümler geliştirilmesine ve yasama işbirliğinin güçlendirilmesine imkan sağlayacağını dile getirdi.

“EN KISA SÜRE İÇERİSİNDE TERÖRDEN DEĞİL, BİRLİKTEN VE KARDEŞLİKTEN SÖZ EDİLECEKTİR”

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kurtulmuş, geçen yıl TBMM’de bütün siyasi partilerin katılımıyla bir komisyon oluşturulduğunu ve uzun süre devam eden müzakere sürecinin ardından olumlu bir rapor hazırlandığını söyledi.

Kurtulmuş, komisyonda farklı toplumsal kesimlerin görüşlerinin dinlendiğini belirterek, sürecin ardından TBMM’nin 10 Ağustos’ta 467 milletvekilinin kabul oyuyla ortak bir yasayı kabul ettiğini anlattı. Kurtulmuş, “Böylece Türkiye’de terör örgütünün kendisini feshetmesi ve silahsızlanmasıyla birlikte Türkiye’nin tam manasıyla terörsüz bir ülke haline gelmesi ve bunun da başta Suriye ve Irak olmak üzere bütün bölge ülkelerimizi etkileyerek terörsüz bir bölgeye doğru yol alınmasını sağlayacak fevkalade ciddi siyasi ve hukuki bir altyapıyı hazırladık. Ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde artık ne Türkiye’de ne de bölgemizde terörden söz edilecek; birlikten, beraberlikten, kardeşlikten ve ortak hedeflerden söz edilecektir” şeklinde konuştu. 

“ÖZBEKİSTAN VE TÜRKMENİSTAN’IN OLMADIĞI TÜRKPA TOPALDIR”

Türk dünyasındaki parlamenter iş birliğinin genel iş birliği süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Kurtulmuş, TÜRKPA’nın Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere diğer iş birliği kuruluşlarıyla eşgüdüm içinde çalışması gerektiğini söyledi, parlamenter diplomasiyle hükümetler arası işbirliğinin birbirini tamamlamasının önemini vurguladı.

Kurtulmuş, “Özellikle kardeşimiz Özbekistan ve Türkmenistan’ın en kısa zamanda TÜRKPA çatısı altında asli yerlerini almalarını bekliyoruz. Açıkça söyleyeyim, Özbekistan’ın ve Türkmenistan’ın olmadığı TÜRKPA aslında topaldır, bir ayağı sakattır. Bir an evvel Özbekistan’ı ve Türkmenistan’ı aramızda görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Gözlemci üyeler Macaristan ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çalışmalar içinde daha etkin ve güçlü biçimde yer almasının birliği kuvvetlendireceğini dile getiren Kurtulmuş, 30 Ekim 2026’da Ankara’da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’nin ortak hedefleri ve işbirliğini daha ileriye taşımasını temenni etti.

Kurtulmuş, “Ortak mirasımızı geleceğe taşımak ve Türk dünyasının yeni dönemin en güçlü merkezlerinden birisi haline gelmesi hepimizin ortak hedefi ve sorumluluğudur. Teknolojiyi insanın hizmetine sunan, her alanda güçlü ve etkili Türk dünyasını birlikte inşa edeceğiz. TÜRKPA’nın parlamentolarımız arasındaki iş birliğini ileri taşıyan, ortak meselelerimize çözüm üreten ve somut sonuçlar ortaya koyan güçlü bir platform olmaya devam edeceğine inanıyorum. 15. Genel Kurul’umuzun hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyor, nazik ev sahiplikleri için Kırgızistan’a bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Dünya sessizliğine devam ederse üzerinde herhangi bir bağımsız devletin kurulabileceği Filistin toprağı kalmayacak”
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.